KAMPÇILIK VE DOĞA SPORLARI YAPANLAR
ÇANTA
Doğaya çıktığımızda kullandığınız malzemeye güvenebilmemiz gerekir. Evinizde otururken
dağılıveren bir elçantası sadece ek masraf demekken, dağın tepesinde yırtılan
bir çanta son derece can sıkıcı sonuçlara, hatta bazı ender durumlarda hayati
tehlikeye bile neden olabilir. Dolayısıyla sırt çantalarının son derece
dikkatle tasarlanmaları ve üretilmeleri gerekmektedir.Bu nedenle çantaların
tamamında en iyi malzemelerin kullanılması gerekmektedir. Çantalar, günlük
yürüyüşten, haftalarca süren trekkinglere, yurt dışı turistik gezilerinden,
kayaklı uzun turlara, teknik kaya tırmanışından, ağır kış dağcılığına kadar pek
çok değişik koşul ve amaçta, yüklerimizi sırtımızda taşımaya yarayan
malzemelerdir. Kullanım amaçları bu kadar değişik olunca da ister istemez
çantalar çok değişik büyüklük ve görünümde ortaya çıkmaktadır. Çantaların
büyüklüğü için "litre" den, yani çantanın iç hacminden söz edilir.
Aşağıdaki gibi çok kaba bir tanımla hangi litrenin ne tür bir etkinliğe yarayacağını
açıklıyabiliriz.
- 15 - 20 litre Günlük yürüyüşler, şehir içi geziler.
- 20-30 litre Günlük doğa yürüyüşleri.
- 30-40 litre Ana kamptan sonraki tırmanışlarda ve günübirlik yürüyüşlerde.
- 40 litre Kaya tırmanışlarına giderken teknik malzeme taşımak için, uzun soluklu günlük yürüyüşler. Bayanlar için kısa süreli kamplar.
- 50 litre Kısa süreli kamplı doğa ve dağ yürüyüşleri, Uzun turistik geziler.
- 60 litre Uzun süreli dağ etkinlikleri. Uzun turistik geziler.
- 70 litre ve üstü, Çok fazla teknik malzemenin de taşınacağı uzun süreli dağ etkinlikleri ve kış tırmanışlarında.
Doğa sporlarına yeni başlayanlar hep daha büyük çantaya ihtiyaç duyarlar. Çünkü
götürmek istedikleri bir türlü çantalarına sığmaz. Ancak zaman ilerledikçe,
kendilerine ve malzemelerini iyi tanıdıkça, ihtiyaç duydukları çantalar
küçülür. Bu yüzden, yukardaki listede, hep bir alt satırdaki çantayla faaliyet
yapıyorsanız, üzülmeyin yakında gerekli seviyeye çıkarsınız. Çantaların içine
konan eşyaya rahat ulaşabilmenin en kolay yolu her malzemeyi ayrı bir bölüme
koymaktır. Bu nedenle, çantaların ne kadar çok gözü, cebi varsa kullanılmaları
o ölçüde rahat olur. Ancak çantanın dengeli olması da ikinci önemli noktadır.
Ekliyeceğimiz her yeni cep, içine koyacağımız her bölüm, çantanın genel
dengesinden ödün verilerek sağlanır. Şu anda kullandığımız sırt sistemleri
sayesinde genel dağcılık ve trekking'de hiç bir dengesizlik sorunuyla
karşılaşmazken, özellikle zorlu kar ve kaya rotalarında çantanın mümkün olduğu
kadar kompakt olması gerekmektedir. Kişinin yapacağı etkinliği iyi belirlemiş
olması kendisine en uygun çantayı seçmesine çok yardımcı olur.
DAĞ VE YÜRÜYÜŞ AYAKKABILARI VE BAKIMLARI
-
Ayakkabıların derileri doğal malzemelerdir. Tozlu ve
topraklı bıraktığınızda kısa sürede çatlar ve suya dirençleri büyük ölçüde
azalır.
-
Her kullanımdan sonra ayakkabınızı nemli bez ile
temizleyiniz. Bağcıkların geçtiği delikleri paslanmaması için içeriden ve
dışarıdan kurulayınız.
-
Hiç bir deri SU GEÇİRMEZ DEĞİLDİR. Eğer
ayakkabınızın astarı Gore-Tex değilse, suya karşı daha uzun süre direnmesi
için özel işlem yapmanız gerekir. Ayakkabınızı satın aldığınızda deri ham
haldedir ve waxlanmamıştır. Deri ayakkabılarınızı, yeni aldığınızda
kullanmadan önce evinizde, mutlaka birkaç saat ara ile birkaç kez
cilalayınız. Kullanmadan önce, ayakkabınızın derisinin wax'a doyduğuna
emin olunuz. Ayrıca her temizlemeden sonra mutlaka doğru wax ile ayakkabınızı
cilalayınız. Bu işlem su geçirmezliğin yanında, ayakkabının derisinin
kuruyup çatlamasını da engeller. Uzun süreli etkinliklerinizde wax'ınızı
yanınızda götürünüz ve bu işlemi gerektikçe tekrarlayınız. Dikkat: 0
derece ve altındaki hava koşullarında cilalama işlemi yapmayınız. Gore-Tex
ayakkabılarda deri kısımda wax kullanmasanız da ayakkabınız
-
Gore-Tex astarı sayesinde su geçirmez ancak deri ile
Gore zar arasında su birikir ve ayağı soğuk tutar, ayrıca kuruma süresi
normalin çok üzerine çıkar. Bu sebeple astarı Gore-Tex olsa dahi,
ayakkabınızın derisini Gore-Tex ile uyumlu cilalarla su kaydırıcı hale
getiriniz. Ayrıca bu tür cilalar ayakkabının derisinin deforme olmasını da
engeller.
-
Eğer ayakkabınızın astarı Gore-Tex ise, mutlaka tırnak
bakımınızı düzenli yapınız. Tırnakla delinen Gore-Tex astarlar su geçirir
ve Garanti kapsamında iade alınmazlar.
-
Tamir gerektiğinde, ayakkabıyı aldığınız yere
danışınız.
ÇADIRLAR
Çadırlar, sırtımızda taşıdığımız evlerimizdir. Çadırlar sadece doğadaki diğer
varlıklardan arınmış bir ortamda kalmamızı ve hava şartlarından korunmamızı
sağlamaz, aynı zamanda, hiç tanımadığımız bölgelerde, huzurlu ve güvenli bir iç
mekanda bulunma hissi de yaratır. Kimi zaman, fırtınadan kaçarken sığınacağınız
ufak bir ada gibidir çadırlar. Sorun, doğaya çıkarken, yanınızda ne nitelikte
bir ada bulundurmanız gerektiğidir. Bunun için çadır satın alırken kendinize
sormanız gereken bazı sorular vardır. Çadırı çoğunlukla nasıl bir iklim
koşulunda ve ne sıklıkla kullanacaksınız? Kamp yapacağınız noktaya kadar araçla
ulaşma şansınız var mı yoksa az da olsa bir yürüyüş etabı içeriyor mu? Normal
şartlarda çadırın kaç kişiyi rahat barındırmasını istersiniz? Bu ve buna benzer
soruların cevapları, sizin nasıl bir çadıra ihtiyacınız olduğunu ortaya
çıkartacaktır. Çok sert koşullarda konfor sağlayabilen bir çadır, belki de
sizin aktiviteniz için aslında çok ağır ve gereğinden pahalı bir çadır
olabilir. Yanılgılara düşmemenin yolu, tam olarak neye ihtiyacınız olduğunu
tesbit etmekten geçer.
MALZEME ÖZELLİKLERİ
İç Çadır: Çok hafif ve soluyabilir bir naylon kumaştan yapılır.
Tente üzerindeki havalandırma pencerelerinden su buharının gidebilmesi, iç
çadırın dokusuyla doğrudan ilgilidir. Kullanılan soluyabilir kumaş,
kondansasyonu en aza indirirken, çadırın güneşsiz ortamlarda dahi hızlı
kuruyabilmesini de sağlar.
Çadır Tabanı: Tüm iklim koşullarında kullanılabilen çadırlardan, 3
mevsim kamp çadırlarına kadar bütün modellerin zeminlerinde, naylon kumaş
üzerinde çok uzun ömürlü bir Polyurethane kaplama kullanılır. Bu kaplama, 3
metre su sütunu basıncı geçtiğinde, dünya normlarına göre ürün su geçirmez
kabul edilir. Vaude çadırların 3 mevsim olanlarında dahi, zemin kaplaması en az
5 metre su sütunu basınca dayanıklıdır. Su geçirmezlik zaman içinde kullanımla
birlikte, belli bir oranda düşer. Bu ölçünün yüksekliği bir çadırın su
geçirmezlik ömrünün uzunluğunu gösterir.
Dış Tente Kumaşı: Özellikle yüksek
dağlarda ultraviole ışınları son derece tahrip edicidir. İnsan derisi için dahi
kavurucu etkisi olan bu ışınlar, naylon bazlı malzemelerin de ömrünü bir miktar
kısaltır. Bu nedenden dolayıdır ki Vaude çadırlar, güneşe karşı naylondan daha
dayanıklı ve uzun ömürlü olan polyesterden yapılırlar.Kumaş polyurethane
kaplamalıdır. Suyla temas edebilecek her yüzeye, en az 3 metre su sütunu
basınca dayanıklı kaplama kullanılması gerekir. Vaude çadırlarda kullanılan
kaplamalar, çok düşük ısılarda bile esnekliğini kaybetmez, zaman içinde
sürtünmelerle soyulmaz ve kumaştan ayrılmaz.
Çubuklar: Belki de çadırların en hayati ve
kritik unsuru. Vaude çadırlarda Easton 7075 E9 dur-alüminyum çubuklar
kulanılmıştır. Bu alaşım çubuklar, çok sert havalarda yapılan kampların
ardından bile formundan birşey kaybetmez ve deformasyon ömürleri, diğer
alüminyum çubuklarla kıyaslanamayacak kadar uzundur.
YAPISAL ÖZELLİKLER
Ağırlık: Eğer özellikle kilo vermek gibi bir kaygınız yoksa,
yalnız başınıza 2 kg.'dan daha ağır bir çadır taşımanızın anlamı yoktur.
Çadırınızı seçerken, portatiflik ve hafiflik kavramları göz önünde
bulundurulmalı.
Su Geçirmezlik:
Çadırlarda su geçirmezlik genelde zamanla
ilgili değişken bir kavramdır. Kumaş arkası kaplama ve dikiş arkası bantlamada
belli bir kalitenin altına inen firmaların çadırları, bir süre sonra satın
alındığı gün ki kadar su geçirmez olamazlar. Fakat Vaude çadırlar, çadır
yapımında kullanılan polyester kumaştan daha uzun ömürlü kaplamalara ve dikiş
arkası bantlara sahip oldukları için, çadırın emeklilik zamanı geldiğinde dahi
tente hala su geçirmez halini korur durumdadır.
Dikişler: Çadırın ana
konstrüksüyonunu oluşturan bölgelerde, fabrikasyon çift dikiş uygulanmıştır.
Tüm dikişler ısıl bir işlemle, gerçek anlamda su geçirmez tüm giysilerde ve
çadırlarda olması gerektiği gibi tamamen arkadan bantlanmıştır.
Bagaj: Bu ufak odacıklar, özellikle kötü havalarda büyük önem
kazanırlar. Normal koşullarda dışarıda yapılması gereken bazı işler, olumsuz
hava koşulları söz konusu olduğunda, dış ve iç kapı arasında kalan bu alanda
yapılır. Temel işlevleri, fazla yükleri saklamak olan bu odacıklar, hemen hemen
her çadırda değişik hacim ve geometri ile yer alır.
Kurulma Kolaylığı: Vaude çadırların iç ve dış katları
birbirine ilikli olduğundan birlikte ve tek kerede kurulurlar.
Yanma!!!
Çadırlar, erime ısıları çok düşük olan ve doğal olarak çok kolay yanabilen naylon bazlı
kumaşlardan yapılırlar. Çıplak alevler, mutlaka çadırın herhangi bir yüzeyinden
uzak tutulmalı, hatta tercihen çadır içerisinde yanıcı hiçbirşey
kullanılmamalıdır. Kimi zaman, zorunlu olarak çadır içerisinde ocak kullanılır
ancak kesinlikle tehlikelidir. Vaude çadır kumaşlarında yanma geciktirici bir
apre vardır ve bu çadırın yanmaz olduğu anlamına gelmez, sadece olası bir
yangın durumunda, size çadırı terketmeniz için ciddi bir zaman tanır. Ancak,
çadırda ocak kullanımının başka bir dezavantajı vardır ki, o da sürekli olarak
ocak tarafından üretilen karbonmonoksittir. Bu gaz renksiz, kokusuz, tatsızdır
ve farkedilmesi zordur. En doğrusu, gerçekten zorunlu olmadıkça ve iyi bir havalandırma
sağlamadıkça, yanıcı maddelerin çadır dışında kullanılmasıdır.
ÇADIRLARIN BAKIMI
-
Her kullanım sonrasında, özelliklede nemli veya
yağışlı ortamlardan sonra, ilk fırsatta çadırı tamamen açıp sererek
kurutun. Uzun süre nemli veya ıslak bırakılan çadır, deforme olur hatta
çürüyebilir.
-
Çadırınızı temizlemek istediğinizde, yumuşak bir
süngerle ve ılık duru suyla silin.
-
Çadırınızı daha hızlı kurutmak yada sadece dış veya iç
katı temizlemek istiyorsanız, iç çadır ve tenteyi birleştiren geçmeleri
açarak 2 katı farklı işlemlerden geçirebilirsiniz.
-
Çadırınızı toplarken, çubukları tente üzerindeki
kanallardan çekerek değil, karşı taraftan iterek çıkarmanız gerekir. Aksi
takdirde çubuklar birbirinden ayrılacak ve iş zorlaşacaktır.
-
Çubuklarınızı orta noktadan, 2 uca doğru giderek
katlamaya başlayın. Bu yöntem, çubukların içerisinde kullanılan elastik
malzemenin deformasyonunu en aza indiren yöntemdir.
-
Sürprizlere izin vermeyin. Her aktivite öncesinde,
çadırınızı evde mutlaka kurun. Çubukların sağlamlığından, fermuarların
çalıştığından ve çadır tentesinin çürümediğinden mutlaka emin olun.
Çadırın son durumu ile ilgili, kaçırdığınız birşey veya atladığınız bir
nokta olabilir.
-
Çadırı kuracağınız alanı, sert cisimlerden temizleyin.
Vaude çadırların zemininde kullanılan kumaş, son derece sağlam bir
polyesterdir. Bu kumaş, olması gerekenden daha kalın esnek bir
PolyUrethane ile kaplıdır. Problem, gece rahat edememek ve çadırın iç
alanını verimli kullanamamak olacaktır.
-
Tente üzerindeki kanallarla çadır çubuklarının boyları
milimetrik ayarlanmıştır. Çubukları kanallara sokmadan önce, bütün erkek
ve dişi geçmelerin oturduğundan emin olun.
-
Çadırın standart donanımında bulunan çubuk tamir
parçasını mutlaka yanınızda taşıyın. Sizin veya yakınınızdaki bir Vaude
kullanıcısının şanssız günü olabilir.
-
Hangi mevsimde veya ne tür bir coğrafyada kamp
yaparsanız yapın, çadırınızı kurduktan sonra mutlaka yere kazıklarla
sabitleyin. Her zaman en kötü koşulları kriter alın.
-
Doğada, özelliklede kurak bölgelerde, gölge bir mekana
çadırınızı kurma şansı varsa bunu tercih edin. Ultraviole ışınların
doğrudan tenteyle temasını azaltmak, kumaşın ömrünü uzatacaktır.
UYKU TULUMU
Uyku tulumlarının ısıtma özellikleri yoktur. Kullanım amaçları vücudun ürettiği
ısının kaçmasını önleyip uyuyan kişinin üşümemesini sağlamaktır. Bir başka
deyişle, uyku tulumu bir yalıtım malzemesidir. Yalıtım Nedir? İki farklı ısı
yanyana durduğu zaman sıcak olandan soğuğa ısı akımı oluşur. Bunun
yavaşlatılmasına da yalıtım denir. Isı yalıtımında üç parametre vardır.
1 - Alan:
Yani sıcak ile soğuk ortamları birbirlerine birleştiren alan. Bu ne kadar büyük
olursa, ısı kaçmak için o kadar büyük bir olanağa sahiptir. Diğer tüm koşullar
aynı olursa, 2 m2'lik bir yüzey 1 m2'lik bir yüzeyin iki misli ısı kaybeder.
2 - Yalıtkanın kalınlığı
Yalıtkan denen madde ısının akmasına engeldir. Isının geçmesi gereken mesafe ne kadar
uzunsa, engellemede o ölçüde artacaktır. Herkesin bildiği gibi, kalın yalıtkan,
incesinden daha sıcak tutar.
3 - Yalıtım Katsayısı
Her maddenin ısı geçmesini engellemesi farklıdır. Örneğin metaller ısıyı hemen
geçirirken, Cam yünü yada tahta ısıya karşı büyük bir engel teşkil eder.
Bilinen en iyi yalıtkan, hareketsiz ve kuru havadır. Yukarda yazılı olanlar
sıkıcı bir fizik dersi gibi gelmiş olabilir ama her kelimesi çok önemlidir.
İsterseniz ne kadar önemli oldukları göstermek için aynı sırayla yeniden gözden
geçirelim,
1 - Alan
Seçeceğiniz
tulum vücüdunuzu fazla sıkmadan nor mal giysilerle tam gelmelidir. Geniş ve
ferah yorgan tulumlar, yada size çok büyük gelen mumya tulumlar, gereksiz ısı
kayıp yüzeyleri oluşturacak ve sizi gerektiği kadar sıcak tutmıyacaktır.
2 - Yalıtkanın kalınlığı
Yukarda kalınlıktan söz ederken bunun yalıtım yüzeyinin her yanında aynı olduğunu var
saydık. İsterseniz bunun tersine bir örnek verelim. Üzerinde -35 yazan bir
tulumun sadece bir gözündeki kuş tüyünü boşaltın, sonra da soğuk bir gecede
deneyin. Toplam ağırlığına göre sadece % 5 yalıtkan kaybetmesine karşın
nerdeyse tüm ısıyı kaçıracaktır. İşin gerçeği kimse böyle bir delilik
yapmıyacaktır, ama bir uyku tulumunun her yanında aynı yalıtım kalınlığını da
tutmak sanıldığı kadar kolay değildir. En azından alta gelen bölüm vücut
ağırlığıyla ezilip bu kalınlığı sıfıra kadar indirir, o yüzden tulumun üstünde
ne yazarsa yazsın herkes altına bir MAT sermektedir. Bu da yetmemekte tulumun
değişik dikiş yerlerinde ortalama kalınlığın altına düşülmekte ve tulumun genel
yalıtımı çok zarar görmektedir. Şimdilerde de çok ucuz bazı tulumlarda olduğu
gibi, bazen tulumun alt ve üst kumaşları bir çırpıda dikilmekte, sonuçta dikiş
yerlerinde kalınlık sıfır olmaktadır. Bu sorunları engellemek için üreticiler
değişik dikiş sistemleri geliştirip, tulum dış kumaşının, iç kumaşa değmemesini
sağlarlar.
3 - Yalıtım Katsayısı
Dediğimiz gibi kuru ve durağan hava en iyi yaltıkandır, ama gerçekten kuru ve durağan
olursa. Kapınızın önünde esip duran rüzgardan da hemen hatırlıyacağınız gibi
hava çok hareketlidir, ve bu hareket de sadece ısı farklarından ortaya çıkar.
Örneğin karda 15 cm kalınlığında şişme bir yatakta yatarken normalde sıcak
kalmayı beklerken, giderek üşüdüğünüzü görürsünüz, Çünkü vücuda değen yerdeki
hava ısınarak, kara değen yerdekiyle yer değiştirmeye ve ısıyı taşımaya
başları. Şu anda uyku tulumlarında kullanılan kuştüyü yada sentetik
yalıtkanların tek görevi havayı kendi küçük gözeneklerinde hareketsiz
tutmaktır. Yoksa saydığımız tüm bu yalıtkanların aslında kendi yalıtım
değerleri çok düşüktür. Nemli bir ortama girdiğimizdeyse bizzat havanın yalıtım
katsayısı düşmeye başlar. Bir başka nokta daha, kuştüyleri statik elektrik
yüklendikleri için birbirlerini iterler ve tulumun sihirli şişkinliğini
sağlarlar. Nem arttıkça statik elektrik yükü düşecek ve tulum incelecektir.
Gerçekci olmak gerek, hangi uyku tulumuyla hangi ısıda yatılacağını, tüm
yukarda yazdıklarımızdan dolayı, hiç bir üretici kesin olarak söyliyemez.
Kişinin bünyesi, tulumunun ve kendisinin ölçüleri, havanın nemi ve rüzgarı hep
etkiler. Aladağlarda (-10) derecede rahat yattığınız bir tulumla Akdeniz'in
kenarındaki Tahtalı'da +1 derecede titreyebilirsiniz. Bu yüzden üreticelerin
verdikleri ısı dereceleri sadece yol göstericidir. Bir de, aynı üretici kendi
tulumlarından birine - 25, diğerinde - 15 diyorsa herhalde birincisi ikinciden
daha sıcak tutacaktır.
KUŞTÜYÜ MÜ, SENTETİK Mİ ?
Uyku tulumu seçerken en klasik soru budur. Eskiden yanıtı çok kolaydı, şimdiyse o
kadar değil. Çünkü son yıllarda sentetik yalıtkanların gelişmesi o boyutlara
vardı ki, Pek çok açıdan kuştüyü özelliklerini yakaladılar. Ancak hala arada
belli bir fark var.
KUŞTÜYÜ :Kuş tüyü adı altında kaz yada ördek tüyleri
kullanılmaktadır. Kuştüyünün kalitesi içindeki tüyle (Yani ortasından kemiksi
bir doku geçen tanıdık şekilli tüyle), Teleğin (Kuşların sadece göğüs ve arka
taraflarında bulunan kılcal tüylerin) oranıyla belirlenir. Telek oranı ne kadar
fazlaysa kalite de o ölçüde yükselir. Kuştüyü yalıtım yapabilmek için şişmek
zorundadır. Bu şişme, tüylerin statik elektrik yüklenip, birbirlerini
itmeleriyle oluşur. Bu nedenle kuştüyü dolgulu tulum ıslandığı zaman, aniden
"sönüp" bütün yalıtım değerini yitirir. Kuştüyü tulumlar kuru ve
soğuk bölgeler için tavsiye edilirler. Ayrıca çok daha fazla sıkışıp, küçük bir
paket oluşturur. Ağırlığına göre en yüksek yalıtımı sağlar. Ömrü çok daha
uzundur. İyi bakılan bir kuştüyü tulum senelerce kalitesini ve şişkinliğini
korur. Ancak daha pahalıdır ve yıkanılmaları sorunludur.
SENTETİK : Sentetik tulumlarda özel üretilmiş
elyaflar kullanılmaktadır. Onlar da kuştüyü gibi belli bir şişkinlik sağlar ve
yalıtım tabakası oluştururlar. Hacimleri elyafların yapısından kaynaklandığı
için ıslandığı zaman şişkinlik kaybı yok gibidir. Paketlemiş tulum biraz daha
büyük hacim tutar, aynı şekilde ağırlıkta da biraz daha fazla kalmaktadır.
Tulumdaki elyaf zamanla orijinal özelliğini kaybeder, sonuçta şişkinliği ve
yalıtım özellikleri azalır. Fiyatı daha uygundur. Yıkanmaları daha kolaydır.
ÖNERİ:
Kışın İstanbul civarında, yazın ise Kaçkar'lar da trekking yapmayı amaçlayanlar
için Sentetik zorunlu gibidir. Bu saydığım ortamların aşırı nemli olması
kuştüyü tulumların kullanılmasını sorunlu hale getirir. Bunun dışında ki
bölgeler için de, biraz yük ve hacime katlanan her dağcı ve kampçı için
sentetik tulumlar çok kullanışlıdır. Kuru soğuğun hakim olacağı her yerde
Kuştüyü tulumlar daha keyifli kamplar sağlıyacaktır.
TULUM BİÇİMLERİ
Şu anda kabul gören iki ana biçim vardır. Bunlar, Yorgan ve Mumya tipleridir.
Yorgan tipi tulumlar tam olarak açılıp gerçek bir yorgan boyutlarına
gelmektedirler. Bu yüzden kampinglerde, Mavi yolculukta, seyahatlerde yani
genellikle sıcak sayılacak ortamlarda uyumak için tasarlanmışlardır. İçleri
geniş ve ferahtır. Mumya tipi tulumlar iseağır koşullara gidecek olanlar
içindir. Isı kaçağını önlemek için yüzey asgariye indirilmiş, içerde vücudun
oluşturduğu sıcak hava kaçmasın diye de ağzı sadece ağız ve burun dışarda
kalana dek büzülecek şekilde tasarlanmıştır. Bu tulumların yalıtımları klasik
bir yün battaniye ile karşılaştırıldığında mucizevidir.
DİKİŞ ÇEŞİTLERİ
Kullanılan dikiş sistemleri uyku tulumunun performansını çok etkiler. Bu yüzden
bilinmesinde fayda vardır.
1- Tek kat :
Bu dikiş sistemiyle en hafif ve en az işçilik gerektiren uyku tulumları
yapılmaktadır. Ancak dikiş yerlerinde yalıtkanın kalınlığı sıfıra indiği için,
bu şekilde çok iyi bir tulum yapabilme şansı yoktur.
2- Tek kat kılıflı:
Bu sistemin özellikleri tek kat ile aynıdır. Ancak dışarı konan ek kumaş ilave bir
yalıtım sağlar.
3- Çift kat:
Dikiş yerlerindeki sorunu çözmek için ilk akla gelen tedbir Klasik tip iki tulumu üst
üste koymak olmuştur. Bu tür tulumlar çok iyi ısıtmakta ancak gerek işçilik,
gerekse iki misli kumaş tüketimi yüzünden pahalı olmakta ve bezerlerinde dah
ağır çıkm